martin-sorrell

Martin Sorrell ve WPP’nin Şaşırtıcı Hikayesi

Bir İletişim İmparatorluğu: WPP’nin Şaşırtıcı Hikayesi

WPP, kuruluş yeri Londra olan, çeşitli reklam ve halkla ilişkiler markalarını içinde barındıran ve kendi piyasasının yaklaşık yarısına hakimiyet kurmuş bir iletişim imparatorluğu. Reklamcılık, halkla ilişkiler ve dijital pazarlama alanlarında adından oldukça söz ettirmiş isimleri içinde barındıran WPP ve kurucusu Martin Sorrell oldukça ilginç bir hikayeye sahip. Gelin beraber göz atalım!

Yer Londra/Crawley, sene 1985 ve hava yağmurlu… Martin Sorrell adında bir İngiliz, Crawley sokaklarında düşünceli bir şekilde yürüyor. Kafasında kendi işini kurma fikri var ama hangi alanda bir iş kuracağını bilmiyor. Sonra Crawley’in ana caddesinde yürürken, etrafındaki billboardlara, reklam afişlerine bakıyor ve kafasındaki ampul birden yanmaya başlıyor. Bunun üzerine ‘’Ben kendi reklam ajansımı kuracağım!’’ diye karar alıyor, demek isterdim ama WPP’nin hikayesi birazcık daha farklı. Ama önce bu imparatorluğun kurucusu Martin Sorrell’den kısaca bahsedeyim.

Martin Sorrell Kimdir?

Martin Sorrell, 1945 yılında Londra’da doğmuş bir Yahudi’dir. Harvard’ta MBA eğitimi ve Christ’s College’de ekonomi eğitimi alarak yükseköğretimini tamamlamıştır. Reklamcılık kariyerine başlamadan önce spor ve finans sektöründe çalışıyor. Fakat sonradan bu sektörlerde istediğini bulamadığı için, yeni bir sektör arayışına giriyor. Bu arayışı 1975’te başarılı ajanslardan Saatchi&Saatchi’de aldığı teklifle, reklam sektöründe buluyor. Saatchi’de Finans Grup Direktörü olarak işe başlıyor ve 10 sene boyunca devam ediyor. Sonrasında 1985 yılında da, WPP, te lsepet ve çay demliği üreten bir markayken, bu markaya yatırım yapıyor ve bu markada tam zamanlı CEO’luk yapmaya başlıyor. Sonrasında da zamanla bu markayı iletişim markası haline getiriyor ve imparatorluğunun temellerini atıyor.

WPP, aslında ilk başta tel sepet ve çay demliği üreten küçük bir fabrikaydı. ‘’Ne alaka?’’ diye düşündüğünüz duyuyor gibiyim ve bunu düşünmekte çok haklısınız. Çay demliğiyle reklamcılığın ne gibi bir alakası olabilir ki? Alakası da yok zaten. O yüzden arasında bir bağ kurulacak bir durum da yok. WPP’nin açılımı Wire Plastic Products -yani tel, plastik ürünler- olarak adlandırılmıştı. Amacına tamamen uygun bir marka ismi olmuş!

Martin abimiz, ilk başta WPP’yi tel sepet ve çay demliği ürettiği haliyle alıyor ve onu bir iletişim markasına çeviriyor. Tahminimce, adam ‘’Bu sektörde para yok, gelecek varsa yoksa reklamcılıkta!’’ diye düşünerekten, markanın odaklandığı sektörü değiştirmiş ve iyi ki yapmış bunu. Çünkü eğer böyle bir değişiklik olmasaydı, şuan WPP tel sepet ve çay demliği üreten ‘’sıradan’’ bir marka olacaktı. Siz de ben de bu markayı hiç duymamış olacaktık.

İşte Martin Sorrell, iletişim sektörünün o zamanki durumunu oldukça iyi bir analizle belirlemiş ve WPP’yi iletişim sektörüne oldukça planlı bir şekilde sokmuştur. Zamanla, tıpkı bir çocuk gibi büyümüş ve yavaş yavaş büyük ajansları kendi içine almış. Günümüze kadar, bu ilerleyiş sürmüş.

WPP Firmasının Son Durumu

WPP, şuan öylesine büyük ki… Şöyle düşünün, aklınıza gelebilecek reklam, medya, halkla ilişkiler, sosyal medya alanlarının dev isimleri var ya? İşte onların çoğunun sahibi bu marka. İletişim sektöründe, yakınına yaklaşan rakipler bile iki tık gerisinde -GroupM’I kastediyorum-. Sektörün %50’sine sahip bu marka. Reklam sektöründe bu yüzde daha da artıyor.  Yani uzun lafın kısası, bu marka sektöre hükmediyor!

Martin Sorrell, vizyonunu konuşturmuş dememek ona çok büyük ayıp olur. Tarihin belki de en alakasız marka dönüşümlerinden biri, markayı en sağlam ve başarılı haline getirmiş.

Bu tarz ilginç markalarla karşılaşırsam, onların hikayelerini de anlatmaya çalışacağım. O zamana kadar hoşçakalın!

Fırat AKKUŞ

 

yemek-sepeti

Yemek Sepeti

Yemek Sepeti

Yemek Sepeti Ne Zaman Kuruldu?

Yemek Sepeti fikri 1976 doğumlu Nevzat Aydın’ın ABD’de San Francisco Üniversitesinde MBA eğitimi aldığı sırada e-ticarete merak duyup internet üzerinden yemek sipariş fikrinin ilgisini çekmesi ile ortaya çıkmıştır.

Eylül 2000’de Nevzat Aydın, Melih Ödemiş ve Cem Nufusi’nin Yemek Sepetini kurmaya karar vermesiyle Yemek Sepeti Gıda ve Pazarlama Elektronik İletişim ve Tanıtım Limited Şirketi 40 metrekarelik bir odada kuruldu. Şirketin; genel müdürü Nevzat Aydın, IT sorumlusu Melih ödemiş, satış ve pazarlama sorumlusu ise Cem Nufusi olmuştur. Şirket ilk başta 26 restoran ile işe başlamış ve bu restoranlardan interneti olmayanlara siparişleri faks ile geçmişlerdir. Nisan 2001’de şirket günlük ortalama 40-45 adet sipariş almaya başlamıştır.

Büyüme Dönemi

2004 ve 2005 yıllarında Microsoft ve Doruk Net’in düzenlediği Altın Örümcek yarışmasında peş peşe ‘Türkiye’nin En İyi Web Sitesi’ ödülünü kazanmıştır. 2008 yılında Europeans Funders Fund azınlık olarak, şirkete ortak oldu. 2009 yılında firma ilk kez yurtdışına açılma kararı alarak Dubai’de Foodonclick.com markası ile hizmet vermeye başladı. Firma Mayıs 2010’da İzrestorana.ru ismi ile Rusya’ya açıldı, ancak bu operasyonuna Kasım 2012’de son verdi. Aralık 2010 tarihinde Yemek Sepeti 20 ilde aktif olarak operasyonlarını yürütmeye başlamış ve günde 30.000’den fazla sipariş alarak 900.000’den fazla üyeye ulaşmıştır.

Şirket 7 Aralık 2012 tarihinde restoranlara yönelik indirimli ürün ve hizmetleri sunan irmik.com’u, 11 Aralık 2012 tarihinde ise yerel ürün pazarı Lokum.com’u açtı. Ancak Lokum.com 2015 yılının Mart ayında kapatıldı. Yemek Sepeti Ekim 2013’te Yunanistanda hizmet veren bir online yemek sipariş servisi olan clickdelivery.gr’yi satın alırken, Kasım 2013’te 2.2 milyon kayıtlı üyeye, 10.000’den fazla kayıtlı restoran ve günde 60.000 siparişe ulaşmıştır. Kasım 2014’te Ürdün pazarına ifood.jo’nun çoğunluk hisselerini satın alarak girmiştir.

Yemek Sepeti’nin Son Durumu

Mayıs 2015’te Yemek Sepeti Almanya merkezli Delivery Hero tarafından 589 milyon dolar karşılığında satın alınarak Türkiye’nin milyar TL değerleme ile ‘Exit’ yapan ilk internet girişimi olmuştur. Firmanın kurucularından olan Nevzat Aydın halen şirketin CEO’su olarak görev yapmaktadır.

2019 yılında Yemek Sepetinin piyasa değeri 1.6 milyon dolar olarak açıklanmıştır. 2020 yılında sitenin kullanıcı sayısı Covid-19 salgınının etkisiyle de kullanıcı sayısında 19 milyonu aşmış, %82’si yerel ve tekil işletmelerden oluşan 32.437 yeni restoranın dijitalleşerek online paket sistemine geçmesini sağlamış ve 2020 yılını 5000 iş alımı yaparak 8000 istihdamla kapatmıştır.

Doğan BÜRCE

Walt-Disney

Walt Disney

Walt Disney Kimdir?

Walt Disney’ in hiç var olmadığını düşünelim. Sevdiğimiz onca karakterin hiç yaratılmadığı, sihirin, ilginç hikayelerin ve sayısız çizgi filmlerin, dünya üzerinde gitmeye can attığımız, hayal dünyamıza yeni renkler katan o eğlence parklarının hiç ortaya çıkmadığı bir dönemde yaşasaydık hayatımız epey sıkıcı geçmez miydi? Eğer cevabınız evetse, Walt Disney’in ilginç hayatını ve girişimcilik yolculuğundaki bu istikrarı nasıl yakaladığını gelin hep beraber inceleyelim.

Asıl adı Walter Elias Disney olan Walt Disney, 5 Aralık 1901 yılında ABD’nin Illinois eyaletinde Flora ve Elias Disney’in 5 çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Dört yaşına geldiğinde ailesiyle beraber Missouri’ye taşındı ve sanata yeteneği olduğunun sinyallerini o yaşlardan itibaren vermeye başladı.

Walt Disney’in Çocukluğu

Küçük yaşlardayken, babasının okumayı çok sevdiği bir gazetedeki çizgi romanları kopyalayarak yeteneğini geliştirmeye odaklandı. Hatta bunu bir iş haline getirip, 7 yaşındayken, sefaletle mücadele eden ailesine destek olabilmek adına çizimlerini satmaya başladı. Bu şekilde küçük kazançlar elde etmesine rağmen oldukça zor bir çocukluk dönemi geçiren Walt Disney’in ailesi ekonomik olarak gerçekten kötü bir durumdaydı. 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Kansas’a taşındı. Kansas’ta bir tren garında atıştırmalıklar ve gazete satıyordu. Walt Disney trenlerle o kadar çok vakit geçirmiş olacak ki yarattığı olağanüstü tema parklarda, çocukluğundan başlayan tren sevdasının etkilerini görmek mümkün. Walt, Kansas’ta yaşadıkları dönem boyunca hem okuyup hem garda çalıştı. Bu çok yorucu olsa da bu işi 6 yıl boyunca yaptı çünkü sorumlulukları bazı çocuklarınkinden çok daha farklıydı ve bu süreden sonra ailesi ile birlikte doğduğu yer olan Chicago’ya geri döndüler. 14 yaşındayken katıldığı sanat kursunda çizim yapan Disney, bir yandan okula, bir yandan da Chicago Sanat Enstitüsü’ne gidiyordu.

Mickey Mouse Nasıl Doğdu?

16 yaşında okulu bıraktı ve ambulans şoförü olarak Kızıl Haç Ordusu’nda görev aldı. 1919 yılına kadar Fransa’da Kızıl Haç’ta çalıştıktan sonra Amerika’ya döndü. Amerika’ya döndükten sonra çizim yapmaya devam eden Walt Disney, karikatürlerini çeşitli gazetelere yayınlatmaya çalışsa da çalışmalarını bir türlü beğendiremedi ve tam bu sırada bir rahip, kilisesinin etkinliklerinin resmini çizmesi için Disney’e teklifte bulundu, Walt teklifi kabul ederek küçük bir ücret karşılığında çalışmaya başladı. Aynı zamanda çalışması ve kalması için ona kilise içinde bir oda verildi. Bu kilisedeki odasında bir fare ile birlikte yaşıyordu. Bu fareden her ne kadar korksa da, ona Mortimer ismini taktı ve onu resmetmeye başladı. Bu çizimler, onu ileride dünyanın en ünlü yapımcısı yapacak olan Mickey Mouse çizimleriydi. Yeni karakter son derece özeldi; insani, maceraperest ve  iyimserdi. Walt Disney’in, bu karakteri kendisinden esinlenerek yarattığı söylenir. Fare Mortimer’in adını daha sonraları eşinin isteğiyle Mickey olarak değiştirdi. Mickey Mouse ile başlayan serüven, kardeşiyle kurdukları prodüksiyon şirketi ile büyüdü. Mickey’in ardından, kız arkadaşı Mini Mouse ortaya çıktı; ardından Pl, Neşeli Tavşan Oswald ve diğer ünlü Walt Disney karakterleri doğdu.

 

Walt Disney Animasyon Yapmaya Nasıl Başladı?

1923’te Hollywood’a gelmesi ve garajdan bozma bir stüdyo açmasıyla animasyona yönelme kararı alan Walt Disney’in ilk hayata geçirmeyi planladığı çizgi film ise “Alice Harikalar Diyarı” idi. 1930’lu senelerde Disney, birçok başarılı çizgi filme imza attı. Başarılı geçen birkaç yılın ardından, ilk uzun metrajlı filmi ‘’Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’’i duyuran Walt Disney  animasyon dünyasının sınırlarını zorlamaya devam etti. Herkes bunun iyi bir fikir olmadığına ve başarılı olamayacağına inanıyordu. Yakınları da bu konu hakkında kendisini defalarca ikna etmeye çalışsa da Walt kimseye aldırmadan banka kredisi alıp bu filmi hayata geçirmeye uğraştı. Kendi ekibi dahi herkes filmin Disney Stüdyolarını bitireceğine inanıyordu. Ancak Walt Disney pes etmedi ve film 1937 yılının en iyi animasyon filmi oldu. Sayısız ödüle layık görüldü ve Disney’e harcadığı her kuruşu katı katına kazandırdı.

Disney Park

Birgün Walt Disney’in aklına bir tema park yaratma fikri geldi. Kurmayı düşündüğü park dünya üzerinde eşi benzeri olmayan, her yaştan insanı cezbedebilecek fantastik unsurlar barından adeta sihir dolu bir yer olmalıydı. Hayalperestliği ile bilinen Walt Disney 1954 yılında Disneyland adını verdiği fantastik dünyanın kapılarını açtı. Yıllar sonra ikinci bir tema park kurma hayalleri kurarken bir yandan da sağlığını yitiriyordu. 15 Aralık 1966’da gırtlak kanserinden dolayı hayatını kaybetti ve hayalini kurduğu ikinci tema parkını açamadı. Fakat ölümünden birkaç yıl sonra yapım şirketini de beraber kurdukları kardeşi Roy, 1971’de Walt Disney World’u açtı.

Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen Walt Disney dünyanın her yerinde adı anılan, yapımları tekrar tekrar izlenen, hikayeleri anlatılmaya devam eden, kültürel mirası nesilden nesile aktarılmaya devam etmekte ve  22 Oscarlık rekoru hala kırılamamış, önemli bir girişimcidir.

      “Hayalleriniz ancak onları takip etmeye gerçekten cesaretiniz olduğunda gerçekleşir.”

       Walt Disney

Buse Kahraman