WhatsApp Image 2020-04-22 at 17.59.28

QUARANTİNE TALKS BY SHİFTUP’20: FARUK ECZACIBAŞI

QUARANTİNE TALKS BY SHİFTUP’20: FARUK ECZACIBAŞI

Eczacıbaşı Holding’in önemli isimlerinden Türkiye Bilişim Vakfı başkanı Faruk Eczacıbaşı’yla Corona günlerinde instagram üzerinden bir sohbet yapıldı. ShiftUp ekibinin oluşturduğu çeşitli sorular, ShiftUp koordinatörü Belemir Temur tarafından Faruk Eczacıbaşı’na sorularak keyifli bir sohbet gerçekleştirildi. Sorular ve cevaplarına geçmeden önce Faruk Eczacıbaşı’nın özgeçmişine değinilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

FARUK ECZACIBAŞI KİMDİR?

Berlin Teknik Üniversitesinde yükseköğrenimini tamamlayan Faruk Eczacıbaşı, 1980 yılında Eczacıbaşı Topluluğuna katıldı ve uzun yıllar topluluğun “e-dönüşüm” sürecini yönetti. Halen başkanlığını yürütmekte olduğu, Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşmesi vizyonuyla 1995 yılında kurulan Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) aracılığıyla Faruk Eczacıbaşı, çeşitli araştırma raporlarının hazırlanması ve bu konudaki politikaların şekillendirilmesi için çalışmaktadır. 1996 yılında Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı’nı üstlenen Faruk Eczacıbaşı, halen bu görevi sürdürmektedir. Ayrıca, 1999 yılından bu yana Eczacıbaşı Spor Kulübü Başkanlığı görevini yürütmektedir.2018 yılında yayınlanan “Daha Yeni Başlıyor” isimli kitabıyla teknolojik gelişmelerin getirdiklerini ve götürdüklerini incelemekte, gelecekte dünyayı iyisi ve kötüsüyle nelerin beklediğini tartışmaktadır.
(Kaynak: https://www.eczacibasi.com.tr/tr/Yoneticiler/FarukEczacibasi4)

SORULAR-CEVAPLAR:

1-) Bu süreçte şirketi nasıl idare ediyorsunuz, bu salgına hazır mıydınız?

3 ay önce hiçbir şey bilmiyorduk. Geldiğinde ise bize teğet geçer diye düşünüyorduk. Eczacıbaşı olarak yaygın bir üretim tesisimiz var. Üretim tesislerimizde çalışanlarda salgına çok az kişide rastlanmış olunup, 16 kişiden oluşan bu hastalardan 5’i hastanede, geri kalanı ise bu süreci hafif bir şekilde evde kalarak geçiriyor. Organizasyonel olarak hazırlıklı davrandık. Beyaz yakalılar çalışmalarını evden yönetiyor. Çalışma şeklinde çok bir aksama yok gibi duruyor. Nadiren çalışanlar işe gidiyor. Ben ise senyör insanlardan (65 yaş üstü) olduğum için tamamen evden çalışıyorum.

2-) Corona virüsünün insanlar arasında ve sosyal medya da konuşulduğu gibi küresel bir planın parçası olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce virüs bilerek mi ortaya çıkartıldı?

Bu sorunun kendisine yöneltilmesine çok sevindiğini söyleyen Faruk Eczacıbaşı, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: Ben komplo teorilerini çok yanlış ve tehlikeli buluyorum. İddiaların hiçbirinin kanıtı yok, herkes yaptı denilebilir. Neden bir yerde çıksın da bütün dünyayı etkisi altına alsın. Çok kızdığım bir iddia çünkü dönüp dolaşıp iddiayı çıkaranları da hastalık buluyor. Ulusal sağlık komiteleri bunları çözmekle uğraşırken, bu gibi iddialar negatif enerji saçmaktan öteye geçmiyor, bunlarla uğraşmak yerine ne yapıp edilip bu soruna bir çözüm bulmaya odaklanılmalıdır. Bu iddiaların ayrımcı, ayrıştırıcı, içi boş olmaktan öte bir faydası olmadığını düşünüyorum.

3-) Kitabınızda ‘’ Ara bir dönemde yaşıyoruz: Bugünkü kıdemli kuşakların hayatını şekillendiren eski modeller geçerliliklerini kaybediyor ama yeni modeller de yeni yerlerini henüz almadı.’’ demişsiniz. Sizce Corona’nın bu ara dönemi denk gelmesi nasıl yeni bir döneme sebep olabilir?

Bir paradigma kayması var. Sokağa çıkamayan kuşak endüstri döneminde eğitimini aldı. Post-endüstrinden önceki benim de dahil olduğum kuşak şu an sokağa çıkamıyor. Dünya yaş ortalamasına baktığımız zaman gördüğümüz sonuç :’’ 30 yaş’ ’tır. İnternetin de başlama dönemi yaklaşık 30 yıl öncesine denk gelmektedir. Dünya liderlerinin yaş ortalamasına baktığımız zaman ise ‘’64 yaş’’ ile karşılaşmaktayız. Şimdi ise sizin kuşağınızın networkü, anlayışı, yaşam tarzı, eğitimi bizim kuşağımıza göre çok farklı ama sizi yöneten, size eğitim veren kuşak bizim kuşağımız. Bizim kuşağımızın size yeterince tatmin edici bir yönetim, eğitim sunmadığını düşünüyorum. Demokrasinin iyi bir yönetim sistemi olduğu ama değişen dünyada demokrasinin de yenilenmesi gereken unsurları olduğunu düşünüyorum. Salgın alışkanlarımızı tepeden tırnağa bozdu. Eski alışkanlıklarımıza dönerken dikkatli olmalıyız. Sistemin içine gençlerde girmeli ve mücadele eski kuşak ile genç kuşak arasında olmalı. Çalışma ve sosyal hayata yönelik farklı talepler var. Kendi taleplerimizi içine sokmalıyız. Değişim sürecimizi korona çok hızlandırdı. Aynı masada oturup çalışmamız şart değilmiş bunu anladık.

4-) Gündemdeki küresel korona virüs salgını öncesi ve sonrası dönemler arasında, teknolojik alanda en belirgin farkın ne olacağını tahmin ediyorsunuz?

Birtakım kurumsallaşmaları coğrafya ile ilintili olarak değerlendirmeliyiz. Ben aynı rahatlıkla dünyanın öbür ucundaki biriyle çalışabilirim. Organizasyonlar hiyerarşik yapılardadır. Bence farklı bir organizasyon yapısı ve network yapısı gelecek.

5-) 9-10 Nisan’da İstanbul’da düzenlenecek olan İstanbul Blockchain Week 2020 sanırım süreçten dolayı iptal oldu veya ertelendi. Türkiye’de Blockchain ne kadar yaygın bir kullanıma sahip veya ne kadar biliniyor? Şu anki yaygınlığı ve bilinirliği göz önüne alınırsa gelecekte Blockchain’ in yeri ne olacaktır?

Blockchain çok yeni bir kavram. Kripto paralar bu sistem içinde var olan bir şey sadece. Bitcoin de bunlardan biri. Öyle bir yapı ki senin yaptığın tüm işlemlerin sorumluluğu paranın kendisinin içinde. Verdiğin sözü tutmadan paranı alamazsın. Kripto paralar bunun üzerine kurulu. Blockchain yalnız paralarla alakalı değil, sözleşmelerin yerine de geçiyor. Bu bizim hukuk sistemlerimizi gereksiz hale getiriyor. O yüzden uygulaması zor ama birçok şeyi değiştirecek.

-Blockchain bu süreci nasıl etkileyecek?

Bir takım uygulamalar çıktı ama ne kadar etkilidir söylemek için daha erken olduğunu düşünüyorum. Blockchain’ in farklı alanlara girebileceğini söyleyebilirim.

6-) Oldukça başarılı ve köklü bir aileden geliyorsunuz. Başarı için her şey mubah mıdır? Gençlere bu konuda tavsiyeniz nedir?

Her yol mubah katiyen değildir. Herkesin özgürlüğü yanındaki insanın özgürlüğüyle sınırlıdır. Çok fazla fırsat olması bu durumu tehlikeli kılıyor. Bizim dönemimizden sonraki yani Endüstri sonrası dönemi bir kırılma dönemi olarak görüyorum. Ortaya yeni uygulamalar çıktı. Bu kırılımlardan en önemlisi de ana akım medyaya rakip olan sosyal medya. Sosyal medyanın getirmiş olduğu hiyerarşik medya kırılımı. Alıştığımız görüşlerin yeniden tanımlandığını gösteriyor. Bir kişi konuşur, yüz kişi dinlerdi. Şu an da herkes konuşuyor, herkes sorumsuzca konuşmaya devam ediyor. Başarı için insanların çalışma hayatında, girişimcilik hayatında sahip olması gereken sorumlulukları vardır. Bunlar diğer insanların özgürlüklerini engellememelidir. Etik olduğu sürece mubahtır.

7-) Eczacıbaşı topluluğu olarak Türkçenin doğru kullanımı adına kendi holdinginizde plaza Türkçesi kullananlara 5 TL ceza kesiyorsunuz bildiğimiz kadarıyla. Bu süreç nasıl yürüdü?

Biz bu süreçte çok eğlendik ve zevk aldık. 3-4 sene öncesinde uyguluyorduk bunu, şu an biraz yavaşladı. Bir takım kullanılan İngilizce sözcüklerin gereksiz yere kullanılmasına engel olmak için bunu yaptık. Bunların Türkçesini bulmamız gerektiğini düşünüyorum ancak bazıları ister istemez dilimize giriyor.

8 -) Bir konuşmanızda planlama döneminde yetiştiğinizi ve o zamanlar 5 senelik planlar yaparken 90’lı yılların ortalarından itibaren 3 senelik planlar yaptığınızı söylemiştiniz. Şu anda Dünya çapında görülen salgın 3 yıllık planlarınız da ne gibi değişmelere yol açtı?

Planlamanın tam aksi yönünde esneklik var. “Ne kadar esnek olmayı becerebileceksin?” sorusu şu an daha ön planda. Virüs olmasa bile 3 yıl önceki planlar tutmayacaktı. Değişimler artmıştı ve şartlar hızla değişiyordu. Esneklik süreci, koşula uyum halini ortaya çıkarıyor. Değişimler virüs olmasa da olurdu bu, virüs tepesine tüy dikti. 3 seneki ya da 1 sene önceki planlarımıza göre şu anda da zorlanıyoruz. Uzun dönemli planları değerlendirirken dikkatli olmalıyız. Yani 3 yıl bile çok uzun dönem, koşulların artık nereden değişeceğini bilmiyoruz.

9-) Nasıl yönetici olmalıyız? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Ben kimseye yöneticilik dersi verebileceğimi düşünmüyorum ama dinlemeyi iyi bilin, öğrenmeyi iyi bilin. Hala benim için öğrenmek çok önemli bir şey. Yeni şeyler öğrenmek çok önemli bunu kaybetmemek gerekiyor.
Herkes birbirimizden farklı olduğumuzu bilmeli. Yönetici, vizyonu çok iyi tarif edebilmeli ve neyi yapması gerektiğini çok iyi tanımlamalı ama nasıl yapıldığını çalışma arkadaşlarına bırakmalıdır.
Birlikte çalışacağım insanlarda görmek istediğim öğrenme yetisi ve edindiği network benim için önemli bir yere sahip. Bir insanın beynindeki bilgi sadece bana yetmez. O bilgiyi nereden aldığı, networkü benim için çok önemli. Dışarıya açıklık önemli bir etken.

10-) Alman lisesinden mezun olduktan sonra Berlin’e gitmişsiniz. Daha sonra ABD’de çalışma deneyimi kazanmışsınız. Farklı kültürlerin içinde yaşamak size ne kattı? ABD’de bir süre American Hospital Supply Co.’da çalışmış, ardından Eczacıbaşı Topluluğunda etkin görevler almak üzere Türkiye’ye dönmüşsünüz. Çalışma hayatı üzerine tecrübe kazandığınız bu iki ülkenin proje yönetim sürecindeki farklılıklardan bahsedebilir misiniz?

Farklı kültürlere baktığımız zaman temel duyguların aslında aynı olduğunu görüyoruz. Kendi alanlarımıza çok yöneldiğimiz zaman farlı kültürlerden kendimizi ayrıştırıyoruz, ama farklılıklarımız en fazla %15 düzeylerinde. “Her kültür içerisinde çocuklarım yaşayabilmeli.” Ben kendi çocuklarımı yetiştirirken buna çok dikkat ettim. Her kültürün insanı öğrenilmeli.
Artık çoğumuzun İngilizce bildiğini düşünüyorum zaten bu bir şart oldu. İngilizcenin yanında bir dil daha şart bizim için ama bu Almanca, İtalyanca veya Fransızca olmak zorunda değil. Daha farklı kültürlerin dilleri öğrenilebilir. Mesela Arapça, Çince, Rusça olabilir. Bunlar farklı kültürler, bunları bilmek daha faydalı ve bize yetkinlik konusunda katkı sağlıyor.

11-) Girişimcilik Endonezya, Hindistan gibi ülkelerde neden daha yaygın ve gelişmiştir?

Girişimcilik aslında bütün dünyaya yayıldı. ABD öncülüğünde gidiyordu ve uzun süre de lider onlardı ama başka ülkelerde girişimciliği aynı şekilde öğrenmeye başladı. Her yerde başarılı girişimciler var. Bant genişliği ve ilişkiler arttıkça girişimcilik her ülkeye yayılıyor. Hindistan’da bunlardan biri ve 90’lı yıllardan beri çok fazla başarılı girişimci yetiştirdi.

12-) Yapay zeka hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu konudaki gelecek öngörünüz nedir?

Yapay zekayı biz çok genel bir alan içerisinde değerlendiriyoruz ama aslında herkes kendi alanı içinde bakmalı. Sonuçta yapay zekacı olmak diye bir şey yok. Yapay zeka benim için verinin doğru değerlendirilmesidir. Marketingde kullanılan yapay zeka ve laboratuvar kullanılan yapay zeka arasında farklar var. Marketing için yapay zeka nasıl bir şey buna bakmalıyız. Yapay zeka herkesin kendi uzmanlık alanında değerlendirilmelidir. Veri değerlendirmenin de önemli meslek olduğunu düşünüyorum. Daha genç bir yaşta olsaydım veri mühendisliği okumak isterdim. Bu geleceğin meslek kolu, yapay zekanın önünü açıyor.

13-) Eczacıbaşı, Türkiye’de voleybol denilince akla gelen tek kulüptü ve nerdeyse bütün kupalara ambargo koymuştu. Türkiye’de bu sektörün büyümesi de Eczacıbaşı sayesinde oldu. Peki, bu sektörün büyümesi Eczacıbaşı’nın rekabet etmesini de zorlaştırdı mı? Çünkü neredeyse her yıl şampiyonluk ipini göğüsleyen Eczacıbaşı’ydı ama son 11 sezonda 5 kez Fenerbahçe, 5 kez de Vakıfbank lig şampiyonu oldu.

2018 yılı Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 50.yıl dönümüydü. O tarihe kadar erkek ve kadın basketbol, erkek ve kadın voleybol ve masa tenisi takımlarıyla yola çıktık. 70’li yıllara kadar neredeyse tek şampiyonduk. Ne kadar çok paran var ise o kadar iyi takım kuruyorsun ama biz bunu Türk oyuncularla yapmaya çalıştık. 90’lı yıllara kadar iddiamızı sürdürdük ancak buna bütçemiz yetmedi. O zamandan beri kadın voleybol takımıyla devam ediyoruz. Bizim için aslında toplumsal sorumluluk projesiydi. Uzun süre şampiyonduk ama Türkiye’de bazı takımlar var ki dünya çapında yarışıyorlar. Şu an Türk takımları oldukça üst bir düzeyde ve bizce bu büyük bir başarı. Toplumsal sorumluluk olarak yapıyorsan arka taraflarını da görebilmeliyiz. Biz şu an da Türkiye’de 3000 genç kız yetiştiriyoruz, bunların hepsi sporcu olmayacak ama savaşabilen ve kendine güvenen genç kadınlar olacak.

14-) 70’ler Rock, Blues ve Caz müzik meraklısı olduğunuz biliniyor. Sizi Audiophile olarak da tanımlayabiliriz. Dünyanın Cazı programında da yer aldınız. Favori sanatçınız ve favori gruplarınızı sorsak ilk aklınıza gelen isimler neler olur?

Klasik müzikte Beethoven, rock müzikte Pink Floyd üzerine tanımam. Özellikle Beethoven’ı herkesin dinlemesini isterim.

15-) İnternet denetimlerine karşı AB ölçütlerinin benimsenmesi yönünde çalışmalarınız olmuş, şu an Türkiye’de internet denetimleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Herkes kendi denetimini yapabilmeli ve tamamen aynı olmasa bile temel prensipler aynı olmalı. Zaman zaman bazı şeyleri çok ciddiye alsakta aslında Türkiye’de bu benimseniyor. Wikipedia ve Youtube uzun bir süre yasaktı ama bu yasağı doğru bulmuyorum. Özellikle Wikipedia’nın tekrarda açılması uzun zaman aldı. Bu şekilde yasak etmek çok yanlış, buradaki yanlış bilgileri düzeltmek senin elinde, sen kendi insanına yasaklayınca dışarıya cevap veremiyorsun.

16-) Türkiye’de e-dönüşüm alanında yapılan birçok faaliyete başarılı bir şekilde öncülük ettiniz, bu konuda önünüze çıkan bir engel oldu mu? Olduysa örnek verebilir misiniz?

Youtube ve Wikipedia yasağı senelerce kaldırılmadı. Bu bir ikilem. %100 özgürlükçü yaklaşımın karşısında %100 kurallara bağlı yasakçı bir tutum var. Faşizme ve ırkçılığa yönelik taviz verilmeyen bir yapı olmalı. Bireysel hak ve özgürlükleri kısıtlayan yapılara da taviz verilmemeli. Denge unsuru olmalı.

Sohbetimizi Faruk Eczacıbaşı’nın karantina günlerinde okuduğu kitap içeriklerini öğrenerek sonlandırdık. Ekonomistlerin politikadaki yerleri, ekonomi ve sosyal kurumlaşma gibi konular hakkında kitaplar okuduğunu belirten Faruk Eczacıbaşı’na bizi deneyimleri ile buluşturduğu, düşüncelerini aktardığı ve evde olduğumuz bu süreçte vaktimizi bizim için verimli hale getirdiği, sıcak ve samimi sohbet için çok teşekkür ederiz.

Erva ÖZCAN
İÜ GK ShiftUp Ekip Üyesi

_DSF0550

Marketing 6.19 Konuşmaları-2

MARKETING 6.19 İKİNCİ OTURUM

DIGITAL MARKETING OTURUMU: BURAK ARSLAN


Her yıl pazarlama dünyasının uzmanlarını ağırladığımız Marketing etkinliğimizin bu seneki en etkili sunumlarından biri şüphesiz Burak ARSLAN’ın Digital Marketing sunumuydu. 7 yıldan uzun bir süredir dijital pazarlama alanında çalışan Burak ARSLAN, Google Ads, Facebook Ads, Remarketing, Mobile Marketing, Google Analytics gibi farklı dijital pazarlama alanlarında projeler yürütmüştür. Yaklaşık 2 yıldır Ebay Türkiye/GittiGidiyor Dijital Pazarlama Departmanı’nın yöneticiliğini yapan Burak ARSLAN, sunumu sırasında ‘Fulya’nın İntikamı’ olarak da bilinen ve eski sevgilisine ait olan eşyaları GittiGidiyor üzerinden satan bir genç kadının anlatıldığı, yayınlandığı dönemde çok ses getiren ve Türkiye’nin ilk viral reklamı olan videoyu izletti. Burak ARSLAN bu reklamın kendisinin mühendislik kariyerini bitirdiğini ve onu dijital pazarlamaya ittiğini belirtti.

”Artık dijital dünyada işler değişti. Cep telefonlarınızı nasıl satın aldığınızı düşünün. Mağazaya gidip satın almakla bitti mi, yoksa arkadaşlarınızla konuşup internetten araştırmanızı yapıp mı karar verdiniz?” sözleriyle günümüzde pazarlama alanında internetin ve dijital dünyanın ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Burak ARSLAN, reklamlarda duygulara hitap eden bir hikâye anlatıma gerek olduğunu da ekledi. Müşterilerin artık daha fazla ayrıntı ve feedback istediğini söyleyen Burak ARSLAN bunun pazarlamada işleri artık her iki taraf için de zorlaştırdığını belirtti.

 

”Pazarlamacılar için eskiden işler kolaydı, ama artık o kadar kolay değil. Çünkü dijital dünyayla işler çok daha karmaşık bir hâle geldi. Sadece pazarlamacılar için değil, dünyada da eskiden işler daha kolaydı. Zaman geçtikçe ikisi de karmaşıklaşıyor ama yapay zekânın gelişmesiyle bu karmaşıklık ortadan kalkacak. Artık pazarlamacıların sadece televizyonda değil, her yerde olması gerekiyor. Bunun için de yapay zekâ çok önemli. Algoritmanın nasıl çalıştığını bilmeniz önemli. Size yapay zekâyı kullanıp, algoritmanızı çalıştırmanızı öneririm.”

Burak ARSLAN’a dijital pazarlama üzerine yaptığı bu bilgilendirici sunum için teşekkür ederiz.

 

NEFES EGZERSİZİ OTURUMU: SENA SAYIN

7.5 milyar kişinin yaşadığı dünyada 300.000.000 kişi stres altında sözleriyle konuşmasına başlayan SAYIN, İnsanların hayatına soluklanabilecekleri bir an yaşatabilmek istediği için yogaya başladığını belirtti. Kurumsal kafada olmanın her şeyin daha fazlasını istemenize yol açacağını söyleyen SAYIN, herkesin bir dönem yoğun çalışması gerektiğini tavsiye ediyor. Çünkü bu dönemin sonunda ne yapacağımıza karar vereceğimizi belirlediğimizi belirtiyor SAYIN.
“Her şeyin zamanında olması için bir neden var. Benim burada olmam için bir neden ve sizin burada olmanız için bir neden olduğu gibi.”
Sena SAYIN ‘a bu yorucu Marketing gününde bize dinçlik getiren nefes egzersizi için teşekkür ederiz.

KURUMSAL VS STARTUP OTURUMU: TUNÇ BERKMAN

“Bir girişimde partner çok önemlidir birbirinizin eksiklerini tamamlayabilmelisiniz” diyen Tunç BERKMAN en temel ihtiyacımızın güven olduğunu ve dijitalleşmeyle birlikte çıkan şirketlerin bu denli hayatımıza girmesinin sebebinin güven duygusu olduğunu, markanın insana güven ve aidiyet duygusunu verdiğini belirtiyor. Girişimci insanın en büyük özelliğinin özgüven olduğunu ve kurumsal bir girişimci olmak istiyorsanız öncelikle kendinizi bilmeniz gerektiğini ekleyen BERKMAN, ne iş yaparsanız yapın adım adım büyümemiz gerektiğini tavsiye ediyor. Pazarlamanın insan için yapıldığını ve medya olmadan pazarlamanın yapılamayacağını, teknolojiyi iyi kullanan firmaların başarılı olduğunu düşünen BERKMAN, insanların korktuğu şeyin ”ben girişime başladım ama param biterse ne yaparım” düşüncesi olduğunu söylüyor. Böyle durumlarda yatırımcılardan kaynak bulunabileceğini söyleyen BERMAN. Herkesin iletişim eğitimi alması gerektiğini pazarlamanın böylelikle insanlar üzerindeki etkisinin daha etkili olacağını da belirtiyor.

”Temel ihtiyaçlarımız bizi sosyal medyaya yöneltiyor; örneğin insan doğduğu andan itibaren beğenilmek ister. Instagram da bu ilgiyi kullanır. Yani aslında kendimizi sosyal medyada pazarlıyoruz.”

Kurumsal vs StartUp oturumumuzun kurumsal tarafını temsil eden Tunç BERKMAN’a bu keyifli konuşmasından dolayı teşekkür ederiz.

 

KURUMSAL VS STARTUP OTURUMU: BORA ŞAHAN

Marketing etkinliğimizde öncelikle hayat hikâyesini, kariyerinin nasıl yollardan geçtiğini anlatan Loreal, Braun, Markafoni, Letgo, Sanofi gibi büyük şirketlerde çalıştıktan sonra şu anda Paraşüt’te çalışmakta olan Bora ŞAHAN’ı dinliyoruz. Ele aldığımız kurumsal vs StartUp oturumumuzun StartUp tarafını temsil eden Bora ŞAHAN bizlere, “Sizler mezun olduğunuzda kurumsal mı StartUp mı seçeneğiniz var fakat bizim zamanımızda yoktu” diyor. Evet, StartUp’lar yeni girişimler olup birçok girişimciye iş fırsatı sağlayan, girişimcilik dünyasına yeni adım atan şirketlerdir. Bora ŞAHAN kurumsal ve StartUp’ı şu şekilde karşılaştırıyor. StartUp bir atölye gibidir. Her şeyiyle size aittir, her şeyini kendiniz yaparsınız fakat kurumsal bir şirkette çalıştığınızda büyük bir yapının parçası olursunuz. StartUp’ta daha geniş bir iş alanınız var yani özellikli bir iş alanınız yok. Kurumsal yavaş büyür, yapılan işlerin sonuçları zamanla alınır. StartUp’ta ise hızlı büyüme ve dolayısıyla hızlı sonuç alma durumu vardır. Kurumsalın daha geniş kaynaklara sahip olması StartUp’ların açısından dezavantaj gibi görünse de StartUp’ların kısıtlı kaynaklara sahip olmaması daha yaratıcı işlerin ortaya çıkmasına yol açar. Ve Bora ŞAHAN’ın da dediği gibi kurumsal şirketler daha eski uzun yılları geride bırakmış şirketler iken StartUp şirketleri tarihini yeni yazan ve o tarihin parçası olmanıza fırsat tanıyan şirketlerdir.

Kurumsal vs StartUp oturumumuzun StartUp tarafını temsil eden Bora ŞAHAN’a bu keyifli sunumu için teşekkür ederiz.

 

KURUMSAL VS STARTUP OTURUMU: GÖKHAN ÖRÜN

Bugüne kadar 10’dan fazla mobil uygulama yapmış olan, ‘Hadi’ bilgi yarışmasının kurucusu Gökhan ÖRÜN sözlerine projelerine hep büyük hayallerle girdiğini söyleyerek başladı. Bunu gerçekleştirdiğini belirten ÖRÜN, ekibin de çok önemli olduğunu vurguluyor. Hadi’nin bir bilgi yarışması değil, interaktif bir show olduğunu söyleyen ÖRÜN, bir ürünü etkili yapmanın yolunun arkadaşlarınıza kullanabilmeniz olduğunu belirtiyor.

Kurumsal vs Startup oturumumuzun StartUp tarafını temsil eden Gökhan ÖRÜN’e güzel konuşması ve eğlenceli yarışması için teşekkür ederiz.

_DSF0478

Marketing 6.19 Konuşmaları

MARKETING 6.19 İLK OTURUM

BLOCKCHAIN & MARKETING OTURUMU: ERMAN TAYLAN

Marketing6.19 etkinliğimizde son günlerin en önemli konularından biri olan Blockchain üzerine Erman Taylan’ın katılımıyla ‘Blockchain ve Marketing’ oturumunu gerçekleştirdik. 10 yıldır internet sektöründe çalışan Erman TAYLAN, şu an için Koç Finans bünyesinde ‘İnovasyon ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi’ olarak çalışmaktadır. Daha önce Webrazzi, Startup Kitchen, Bilende ve Turkcell Teknoloji gibi şirketlerde bulunmuştur. CezaCepte ve Emanova Digital şirketlerinin kurucularından olan Erman TAYLAN, dijital ürünler, girişimler ve trendlerle yakından ilgilenmektedir.Blockchain farklı bişey gibi gösterilsede en temelinde üstüne kullanıcı arayüzü yerleştirilmiş bir veri depolama sistemidir, sözleriyle blockchain’i tanımlayan Erman TAYLAN, blockchain’iin pazarlama da çok fazla şeyi değiştireceğini de ekledi.

Erman TAYLAN’a bu güzel sunumu için teşekkür ederiz.

NEUROMARKETING OTURUMU: ARZU ÇAKAR

Pazarlamanın kalbinin attığı Marketing6.19 etkinliğimizde, bu sene ki en ilginç konulardan biri Neuromarketing’ti. Dr. Arzu ÇAKAR’ın bilgilendirici sunumuyla gerçekleştirilen Neuromarketing oturumumuzda, neuromarketing’in ne olduğu ve müşteriler üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğu konuşuldu. Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesinde öğretim görevlisi olan Dr.Arzu ÇAKAR, neuromarketing alanında akademik ve profesyonel eğitimler vermektedir. Neuromarketing, nörobilim ve pazarlama ana bilim dallarındaki yöntem ve uygulamaların disiplinlerarası bir yaklaşımla pazarlama alanında kullanılmasını ifade etmektedir.

‘Neuromarketing, tıpkı diğer pazar araştırmaları gibi ölçümle yapılan ve beyandan ziyade beyine dayalı bir araştırma yöntemidir, insan duyguları ile beslenir.’ sözleriyle neuromarketing’i tanımlayan Dr.Arzu ÇAKAR insanların ürün değil duygu satın aldığını söyledi. ‘Etinin reklamını düşünün, mutluluk denince akla hemen onun adı gelir? Sizce Eti burada çikolatayı mı satıyor? Hayır, Eti size mutluluk duygusunu satıyor.’
Nöropazarlamanın amacının bireylerin, grupların ve organizasyonların pazarla ilgili davranışlarını daha iyi anlamak, açıklamak ve tahmin etmek olduğunu belirten Dr.Arzu ÇAKAR, insanların bir süre sonra markalara karşı bağlılık hissettiğini de ekledi.

Dr.Arzu ÇAKAR’a bilgilendirici sunumu için çok teşekkür ederiz.

GAMIFICATION OTURUMU: ERCAN ALTUĞ YILMAZ

Marketing6.19 etkinliğimizin en güzel sunumlarından biri Ercan Altuğ YILMAZ tarafından gerçekleştirilen Gamification sunumuydu. Ercan Altuğ YILMAZ, Netron, Bilgeadam ve Turkcell Akademide 10 yılı aşkın süre dijital eğitim teknolojileri üzerinde çalıştı. Bu süreçte oyun tabanlı ve oyunlaştırılmış birçok ödüllü eğitim projesini hayata geçirdi. Şu an da dijitalleştirme, dijital eğitim ve iletişim sistemleri, yeni nesil motivasyon ve oyun tasarımları gibi konularda seminerler verip kurumlara danışmanlık yapmaktadır. GamFed Uluslararası Oyunlaştırma Federasyonu’nun Türkiye temsilcisidir. Dünya çapında oyunlaştırma konferanslarına davet edilen ilk ve tek Türk’tür.

‘Oyunlaştırma, oyun mekaniklerini iş amaçlı kullanmaktır.Örneğin bir adım atıyorsunuz ve bu adım, adım uygulaması tarafından sayılıyor, bu bir oyunlaştırma örneğidir.’ sözleriyle oyunlaştırmayı tanımlayan Ercan Altuğ, oyun tasarımıyla, oyunlaştırmanın farklı olduğunu belirtti. Ercan Altuğ oyunlar ve oyunlaştırmanın farklı olduğunu, oyunlaştırmanın daha çok iş amaçlı kullanıldığını belirtti.

Ercan Altuğ YILMAZ’a bu güzel sunumu için teşekkür ederiz.

GAMIFICATION OTURUMU: PINAR ADIGÜZEL

“İtaat günü kurtarır ama sevgi ve bağlılığı kurtaramaz ” diyen Pınar ADIGÜZEL aidiyet uzmanlık ve gönüllülüğün önemli faktörler olduğunu söylüyor. ADIGÜZEL iş parçalarını bir havuzda topladıklarını, kişilerin yapmak istedikleri işleri seçtiklerini ve bu şekilde daha mutlu olduklarını söylüyor. Aynı zamanda oyunların içsel motivasyonu tetiklediğini ve uzmanlaşmanın aidiyet sorunlarını çözmede büyük bir iletişim bağı olduğunu ve haftada birkaç saat ekipçe çalışmalar yapıldığını bu şekilde uzmanlaştırdığını belirtiyor. Kişilerin yetkinliklerine ve yapabildiklerine göre iş verilmesi gerektiğini söyleyen ADIGÜZEL “İletişim her şeyin çözümüdür” diyor.

Etkili sunumu için Pınar ADIGÜZEL ‘e teşekkür ederiz.

CLOUD SYSTEMS & MARKETING OTURUMU: CÜNEYT BATMAZ

Günümüzde giderek artan bir öneme sahip olan bulut bilişime, Marketing6.19 etkinliğimizde yer vererek, bu konuda ülkemizdeki sayılı kişilerden biri olan Cüneyt BATMAZ’ın katılımıyla ‘Cloud Systems & Marketing’ oturumumuzu gerçekleştirdik. Cüneyt BATMAZ, ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunudur. Finansbank, IBTECH ve FIBA gibi yerlerde çalışan Cüneyt BATMAZ, şu an da Microsft’ta bulut teknolojileri ve kurumsal çözümler grup yöneticisi olarak görev yapmaktadır. Bulut bilişim, bilgisayarlar ve diğer cihazlar için, istendiği zaman kullanılabilen ve kullanıcılar arasında paylaşılan bilgisayar kaynakları sağlayan, internet tabanlı bilişim hizmetlerinin genel adıdır.

‘Artık ürün satışı yok, ürünün kullanılma esası var!’ diyen Cüneyt BATMAZ, bulut bilişimin burada çok büyük pay kapladığını belirtti. ‘Eskiden Microsoft ürünleri müşterilere paket halinde satılırdı. Müşterilere 3 yılda bir yenileme hakkı verilirdi. Değişen dünya Microsoft Azure sistemiyle sınırsız sunucu sağlıyor. Netflix, Spotify gibi uygulamalar Azure sunucu ile birlikte dünyadaki çeşitli noktalardan bize stream sunuyor. Evrensel küme tek noktada toplanıyor. Ana vizyon bu.’

Pazarlamada zamanlamanın önemine dikkat çeken Cüneyt BATMAZ bunu ‘Pazarlamada değişmeyen tek şey zamanlamanın kendisidir. Bir erkek eşinin Asos’tan aldığı elbiseyi beğenmemesi üzerine Asos bizim elbisemizi giyen her kadın güzeldir sloganı kullanıyor ve büyük bir patlama yaşıyor. Rakipleri de aynı sloganı atıyor fakat ilgi çekmiyor. Çünkü burada zamanlamanın önemi büyük.’ sözleriyle destekledi.
Cüneyt BATMAZ’a bu güzel sunumu için teşekkür ederiz.

İkinci oturum konuşmaları yayında!

düğüncom

Galata’da Sıcacık Bir Ofis: Düğün.com

     İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Girişimcilik Kulübü olarak önem verdiğimiz etkinliklerimizden biri de kurumsal gezilerimizdir. İşi, çalışanları , çalışma ortamını görebildiğimiz ve orada bulunabildiğimiz zaman kafamızdaki soruları daha kolay yanıtlandırdığımızı  düşünüyoruz.Ayrıca kendimize uygun iş alanlarını tanımak için de büyük bir fırsat olduğu kanaatindeyiz.

     Bu anlamda düzenlediğimiz ofis gezilerimizden biri düğün.com oldu. Galata Kulesi’ne bakan muhteşem manzarası ile bizleri karşılayan ofis , içeri ilk ayak bastığınızdan itibaren sizlere sıcacık bir atmosfer ile eşlik ediyor. Bu sıcacık ofisi düğün.com kurucusu Emek Karabıyık ile birlikte gezerek, görme fırsatımız oldu. Emek Bey bizlere düğün.com kuruluşu sırasında yurt dışında ona ilham veren şeyleri ve ilham aldığı yerleri, kuruluş döneminde yaşadıkları zorlukları ve bunlara nasıl çözüm bulduğunu bizlerle paylaşarak kuruluşu ile ilgili fikir sahibi olmamızı sağladı. Daha sonra ise ikramlar eşliğinde sorularımızı cevapladı.

    İleri ki  zamanlarda da düzenleyeceğimiz kurumsal gezilerimize sizleri de bekleriz.

emre yusufi

Gk Talks – Her Alanda Sanat

Türk grafik tasarımcısı, sanat yönetmeni ,müzisyen ve reklamcı olan Emre Yusufi , Floransa’da ve Marmara Üniversitesi’nde aldığı eğitimler sonrasında ‘’Lemonade Refreshing Ideas ‘’reklam ajansının kurucu ortağı olmuştur.  Schweppes ve Cappy’nin cam tasarımcılığı,Marlbora İstanbul Konsept Paketi tasarımcılığı gibi önemli projelere imza atmıştır. Ayrıca L’oreal Paris İstanbul’un Yaratıcı Direktörlüğü , BMW Distrubütor Türkiye Yaratıcı  Direktörlüğü gibi önemli alanlarda çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca bu sene GQ Türkiye dergisine konuk olup dijital ortamda tasarladığı üç boyutlu heykelleriyle dikkat çeken  Emre Yusufi, sahip olduğu bu donanımlar ile 30 Kasım Cuma günü İktisat Fakültesi IKZ01’de bizlerle buluştu.

Tecrübelerini ve deneyimlerini bizlerle paylaşıp, sorularımızı yanıtsız bırakmayan Emre Yusufi ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

umut tabak 2 (2)

Gk Talks – Seslerin Yüzleri

   26 Ekim’de Gk Talks etkinliğimiz ile seslendirme sanatçılarımızdan Umut Tabak ve Uğur Taşdemir ile birlikteydik.Üniversitemizin maliye bölümünden mezun Uğur Taşdemir; Örümcek Adam 2 , Transformers Kayıp Çağ, Açlık Oyunları: Alaycı Kuş gibi çeşitli filmlerin dublajlarını yapmıştır. Uğur Taşdemir ise Kurtlar Vadisi, Doktorlar gibi çok izlenen ve konuşulan dizilerde oyuncuların seslendirilmesinde bulunmuştur.

     Bu iki değerli sanatçı ile  bizlerden gelen sorular eşliğinde keyifli vakit geçirdik.

 

Startup Günleri Vol6

6 Aralık tarihinde gerçekleştirdiğimiz Startup Günleri’nde Tezgahçılar’ı ağırladık. Tezgahçılar, kurumlar için özel atölyeler, keynote konuşmaları ve etkinlik tasarımları yapıp ayrıca bireysel katılıma açık deneyim içeren etkinlikler tasarlayıp uygularlar. Eğitmenleri ise bilgi ve tecrübesiyle kendi alanında Türkiye’nin en iyi isimlerimleridir. Bu tarihte de Tezgahçılar kurucusu Burçak Yıldırım bizlerleydi.

Diğer konuğumuz Segmentify kurucusu Ergin Eroğlu’ydu. Ergin Eroğlu, Site sahiplerinin ziyaretçiye özel içerikler ve teklifler sunabilmelerini sağlayan, bu sayede gelirlerini artırmalarına yardımcı olan girişimini ve hikayesini bizlerle paylaştı.

buğra afiş

Startup Günleri Vol5

17.10.2018’ de gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde Appsilon Diamond Works  Co-Founder ’ı Buğra Kuloğlu bizlerleydi. Laboratuvar  ortamında elmas üretiminde bulunan Appsilon, dünyada bu işi gerçekleştiren 6 şirketten biri olma özelliğini taşıyor.

Bizlere kendi hikayelerini anlatan ve bizim hikayelerimizi de dinleyerek bizlere yardımcı olan ve keyifli vakit geçirdiğimiz Buğra Kuloğlu’na teşekkür ediyoruz. En yakın Startup Günleri etkinliğimize sizleri de bekliyoruz.

vol4

Startup Günleri Vol4

19 Nisan 2017’ de gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde dijital dünyada staj ve iş başvuru süreçleri  hakkında konuşabileceğimiz  Stajım.net  kurucusu Elis Yılmaz ve Kariyer.net Ürün Çözümleri Yöneticisi  Evren Aktolga bizlerleydi.

Merak ettiklerimizi cevaplandırdığımız ve keyifli vakit geçirdiğimiz Startup Günleri etkinliğimizin bir sonrakine sizleri de bekleriz.